istanblues
Markom Leo Burnett dönemi, Chicago’ya da gidip geliyorum, blues barlarını yakından görüyorum. ‘istanblues’ diye bir büyük blues bar açalım demeye başladım. Ergin Akış ona tarif ettiğim logoyu yaptı. Jeffi Medina, Ümit Gülsoy, Markom Leo Burnett’ten Paolo Volpara, matbaacılık yapan Ferit Özkaşıkçı, Pozitif’ten Cem Yegül ve Ahmet Uluğ, 8.5’tan Kaan Yüceil projeye ortak olmaya davet ettiğim kişilerdi.
Yer bakınır olduk. Jeffi Kozlowski’lerin olduğunu öğrendiğim, Bomontideki eski kimya fabrikasını soruşturdu. Fabrika viranelikti, parası öldürücü. Cihangir’de, Beyoğlu’nda baktığımız yerlerse pek uygun değildi.
Pozitifin önerisiyle Efes Pilsen Blues Festivalinde öylesine sunuculuk yaptım birkaç sene. İlan da festivalin bir program kitapçığında yer almıştı. Başlıklı kâğıdı, dosya kapağını Ferit Özkaşıkçılar Detay matbaasında basmıştı.
Marka tescil kafası, ‘istanblues ismi istanbul gömleklerine benziyor, hem bar-restoran markası tescil edilemez’ deyip reddetti tescili. Sonradan birileri Topkapı sarayında mı ne istanblues diye bar açtı. Birileri İstanblue diye votka yaptı filan.
Yegül ve rahmetli Uluğ Babylon’u kurdular, Yüceil ise Roxy’yi. Roxy, İstanblues projesinde anlatıp durduğum müzik grupları yarışmasını da yaptı, sağ olsun.
İkisinde de ‘gel ortak ol’ diyen olmadı bana tabii. (Uluğ yıllar sonra Touchdown merdivenlerinde konuya ilişkin olarak, ‘Enayi miyiz, niye çağıralım?’ itirafında bulunduydu…)