[ Haluk MESCİ ]

ODTÜ

Mezunu olmakla gurur duyduğum, çeşitli dönemlerde kendimce hizmet etmeye çalıştığım üniversitem… 

Anadolu Üniversitesi derslerinin ardından, kendimi kendi bölümümde ders verirken buldum. Advertising Practice adlı seçmeli bölüm dersi, reklamcılığın ve reklam yazarlığının ilkelerini işliyor, dönem sonunda grupların kurmaca bir reklam brifi üzerine yarışmasıyla sona eriyordu. 

Daha sonra, bu dersi almış öğrencilere açık bir devam dersi tasarladım: Campaign Practice kapsamında her hafta bir başka brif için yarışılıyordu. Grafik tasarım bölümü olmadığı için görsel uygulamalar çok sofistike olmasa da grupların çıkardığı işler strateji isabetliliği, düşünme derinliğiyle ODTÜ’ye yakışır düzeydeydi.

Bir yıl, toplam 14 dersi tamamlamak için ilginç ama zorlayıcı bir formül kullandık: Pazar günü Ankara’ya uçup okula gidiyor, misafirhaneye inip derse gidiyordum. Kabalalık sınıfta herkes -hatta kredisiz yani gönüllü alanlar dahil- Pazar demeden geliyordu. O gece misafirhanede yatıp Pazartesi sabah ikinci bölüm dersi yapıyorduk.

Her iki ders de hala efsanedir. Bir ara, bölümdeki sisteme göre, ders seçme döneminde öğrenciler ellerindeki puanlarla bu ders için kıran kırana arttırmaya giriyor, arttırmada kazananlar dersi alıyordu. Dersi alanlardan birçok reklamcı, iletişimci çıktı, bununla da gurur duymak gerek.

ODTÜ Advertising Practice dersinin efsane sınıflarından ikincisi…

Top