İstanbul’un Fethi Sırasında Geçen Bir Polisiye
Eskişehir’li olmasından gurur ve keyif duyduğum müthiş polisiye yazarı sevgili Armağan Tunaboylu’yu kışkırtmak için ona gönderdim. Fikri beğendi sanki, ama haklı olarak zorluklarından filan söz etti bu işlerin deneyimli kişisi olarak. Ve sanırım elinde, programında başka projeler vardı…
Özetle şu: Henüz ‘Fatih’ olmamış Sultan Mehmet’in Osmanlı ordusu Konstantinopolis’i kuşatmıştır. Çeşitli hücumlar – çatışmalar – çekilmeler arasında, bazı dizilerin kurmacasında ve bazı tarihi belgelerin yazısında söz edilen birtakım casusluk veya ‘insanî’ ilişkiler, ticaret, alışveriş vs. de sürmektedir.
Bir gün, Bizans’ta (Doğu Roma’nın kendine asla resmî olarak Bizans demediği de bir tez) kimin tarafından işlendiği belli olmayan, esrarengiz cinayetler ortaya çıkar. Görünüşe göre, bir seri katil vardır… Ölenler arasında bir ilişki var mı yok mu, orasını bilmiyoruz. (Daha yazmadık çünkü hehehe.)
İmparatorun has adamları cinayetleri çözemeyince, ortaya tuhaf ve ilginç bir görüş atılır: “Osmanlıdan adam isteyelim, namı böyle işlerde yürümüş biri var.” Nasıl olur değil mi? Seni kuşatan düşmandan yardım isteyeceksin, gelsin cinayeti çözsün.
Sonra… İşte sonrasını yazacağız dedik ya. (Ya da Tunaboylu yazacak. Hehehehe bir daha.)
